Duygu Özalp’ten Dijital Dönüşümde Kapsayıcılık ve Eşitlik Vurgusu

Duygu Özalp’ten Dijital Dönüşümde Kapsayıcılık ve Eşitlik Vurgusu
5-6 Şubat 2026 tarihlerinde “Dijital Dönüşüm Sonrası: Dijital Egemenlik ve Sürdürülebilirlik” ana temasıyla Ankara Meyra Palace Hotel’de düzenlenen TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı, dijital dönüşümün farklı boyutlarını kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileriyle birlikte ele aldı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportajda, TBD Kadın Çalışma Grubu Başkanı ve Türkiye Bilişim Derneği İcra Kurulu Üyesi Duygu Özalp, dijital dönüşümün kapsayıcılık ve eşitlik ekseninde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Duygu Özalp, dijital dönüşümün toplumun tüm kesimleri açısından önemli bir kırılım yarattığını belirterek, bu sürecin yalnızca teknolojik yeniliklerle sınırlı görülmemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye Bilişim Derneği Kadın Çalışma Grubu olarak kurultay kapsamında kapsayıcılık ve çoğulculuk perspektifinden dijital dönüşümü yorumlayan çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyleyen Özalp, temel amaçlarının cinsiyet eşitliği farkındalığını daha görünür hale getirmek olduğunu vurguladı.
Özalp, bu anlayışın kamu politikalarına, özel sektör uygulamalarına, üniversitelerdeki ders içeriklerine ve sivil toplum çalışmalarına yerleştirilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Dijital dönüşüm sonrasının nasıl şekilleneceğinin bugünden konuşulması gerektiğini ifade eden Özalp, asıl sorunun bu yeni dönemin ne kadar eşit, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar adil hale getirilebileceği olduğunu söyledi.
Kurultayın genel atmosferine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özalp, etkinliğin hayal ettikleri gibi gerçekleştiğini dile getirdi. Kamu, özel sektör, akademi, sivil toplum kuruluşları, araştırmacılar ve yerel yönetimlerin aynı platformda buluşmasının çok kıymetli olduğunu ifade eden Özalp, Ulusal Bilişim Kurultayı’nın adını tam anlamıyla karşılayan, dolu içerikli ve güçlü bir organizasyon olduğunu belirtti.
TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı, dijital dönüşümün yalnızca teknik değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, Duygu Özalp’in değerlendirmeleri de bu dönüşümün eşitlik, kapsayıcılık ve adalet temelinde ele alınması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koydu.
