02/04/2026

Avukat Özgür Eralp: “Dijital egemenlik, artık tüm alanlarda bağımsızlığın temel unsurlarından biri”

kare-35_ozgur-eralp

Avukat Özgür Eralp: “Dijital egemenlik, artık tüm alanlarda bağımsızlığın temel unsurlarından biri”

5-6 Şubat 2026 tarihlerinde, “Dijital Dönüşüm Sonrası: Dijital Egemenlik ve Sürdürülebilirlik” ana temasıyla Ankara Meyra Palace Hotel’de gerçekleştirilen TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum dünyasını bir araya getiren önemli bir organizasyon oldu. Etkinlik kapsamında, Avukat Özgür Eralp ile Türkiye Bilişim Derneği’nin bilişim alanındaki tarihsel rolü, kurultayın çok disiplinli yapısı ve dijital egemenlik kavramı üzerine bir röportaj gerçekleştirildi.

Özgür Eralp, Türkiye Bilişim Derneği’ni Türkiye’nin bilişim alanındaki en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olarak değerlendirdi. Kendisinin de yaklaşık 25 yıldır bu yapının içinde bulunduğunu belirten Eralp, özellikle 2000’li yılların başında e-devlet ve e-yargı uygulamalarının yaygınlaşmaya başladığı dönemde, Türkiye Bilişim Derneği ile Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği arasında önemli iş birlikleri yürütüldüğünü ifade etti.

Bu süreçte bilişim hukuku alanında ciddi bir boşluk bulunduğunu gözlemlediklerini aktaran Eralp, Türkiye Bilişim Derneği’nin düzenlediği etkinlikler, çalıştaylar ve hukuk çalışma gruplarının birçok mevzuat çalışmasına doğrudan katkı sunduğunu söyledi. Türk Ceza Kanunu’ndaki bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerden elektronik imza mevzuatına kadar pek çok önemli alanda TBD’nin etkisinin hissedildiğini vurguladı.

Eralp’e göre Türkiye Bilişim Derneği’nin en önemli farklarından biri yalnızca etkinlik düzenlemesi değil, bunu özgün ve üretken formatlarla gerçekleştirmesi. Klasik panel yapısının ötesine geçen çalıştaylar, atölyeler ve ortak üretim oturumlarının oldukça değerli olduğunu ifade eden Eralp, bu modeli ilk kez TBD etkinliklerinde gördüğünü ve daha sonra Ankara Barosu’nun uluslararası hukuk kurultaylarına da taşıdığını belirtti. Belirli uzmanlık alanlarından kişilerin küçük gruplar halinde bir araya gelip sonuç bildirileri üretmesinin, bilgi paylaşımı açısından son derece etkili olduğunu dile getirdi.

TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı’nın diğer etkinliklerden ayrışan önemli bir yönünün de bilişimi tek başına ele almak yerine, farklı disiplinlerle ilişkilendirerek tartışmaya açması olduğunu vurgulayan Eralp, sağlık, spor, çevre, sanat, hukuk ve eğitim gibi birçok alanda yapay zekâ ve dijital dönüşümün etkilerinin ele alınmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Ona göre artık bilişim tek başına bir alan değil; hayatın olduğu her yerde, her disiplinde bilişim belirleyici bir unsur haline gelmiş durumda.

Yaklaşık 200’ün üzerinde bildirinin sunulduğu kurultayın hem nicelik hem de nitelik bakımından dikkat çekici olduğunu belirten Eralp, farklı disiplinlerin bir araya gelmesinin katılımcı profilini zenginleştirdiğini ve etkinliğin etki alanını genişlettiğini söyledi. Kurultay kapsamında üretilen kayıtların, bildirilerin ve yayınların ilerleyen süreçte başka kişi ve kurumlar için de yol gösterici olacağını ifade etti.

Röportajında özellikle dijital egemenlik kavramına dikkat çeken Eralp, yeni dünyanın artık bu kavram üzerinden şekillendiğini söyledi. Egemenliğin yalnızca coğrafya, savunma, ekonomi ya da tarım alanlarında değil, dijital zeminde de kurulması gerektiğini belirten Eralp, dijital alanda güçlü olmayan toplumların ve devletlerin başka sistemlerin etkisi altında kalacağını vurguladı.

Dijital egemenliğin hukuk, eğitim, siyaset, tarım ve ekonomi dahil olmak üzere tüm alanlarda belirleyici bir unsur haline geldiğini belirten Eralp, bir ülkenin gerçek anlamda bağımsız olabilmesi için dijital gücü etkin şekilde kullanması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle dijitalin artık tek başına teknik bir başlık değil, doğrudan bağımsızlık ve gelecek meselesi olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı, dijital dönüşüm ve dijital egemenlik başlıklarını disiplinler arası bir bakışla tartışmaya açarken, Özgür Eralp’in değerlendirmeleri de Türkiye Bilişim Derneği’nin yalnızca bir etkinlik düzenleyicisi değil, aynı zamanda Türkiye’nin bilişim hukukundan dijital politika alanına kadar birçok konuda yön verici bir kurum olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

About The Author