25/03/2026

TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara’da: “42 rakamı basit değil; bu etkinlik 50 yıllık birikimin ürünü”

kare-2_gokhan-erzurumluoglu

TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara’da: “42 rakamı basit değil; bu etkinlik 50 yıllık birikimin ürünü”

5–6 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara Meyra Palace Hotel’de “Dijital Dönüşüm Sonrası: Dijital Egemenlik ve Sürdürülebilirlik” ana temasıyla düzenlenen TBD 42. Ulusal Bilişim Kurultayı, kamu–özel sektör–akademi ve sivil toplumdan geniş katılımla gerçekleşti. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Erzurumluoğlu, kurultay kapsamında yapılan röportajda hedeflerini, katılım verilerini ve sonuç raporu hazırlıklarını anlattı.

Türkiye’nin bilişim ekosisteminin köklü buluşmalarından TBD Ulusal Bilişim Kurultayı, bu yıl 42’nci kez Ankara’da gerçekleştirildi. Kurultayın sadece bir sayıdan ibaret olmadığını vurgulayan TBD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Erzurumluoğlu, “42 çok basit bir şey gibi geçiliyor ama bu Ulusal Bilişim Kurultayı’nın 50. yılı. İlki 1976’da yapılmıştı. Arada deprem, pandemi gibi nedenlerle boşluklar oldu; fakat 42’nin altında 50 yıllık birikim var” dedi.

“Kurultayları kongre havasında; geçmişi değerlendirip geleceği planladığımız etkinlikler olarak görüyoruz”

Kurultayların toplumda çoğu zaman “seçim yapılan organizasyonlar” gibi algılandığını söyleyen Erzurumluoğlu, TBD’nin yaklaşımının farklı olduğuna dikkat çekti:
Biz bunu bir kongre havasında; hem önceki yılların değerlendirmesini yaptığımız hem de bu yılın ve önümüzdeki yılların planlamasını oluşturduğumuz etkinlikler olarak görüyoruz.”

11 başlık, yüzlerce konuşmacı, 2000’in üzerinde katılımcı

Bu yıl daha iddialı bir içerik kurguladıklarını belirten Erzurumluoğlu, kurultayın “bilişim şenliği” atmosferine dönüştüğünü ifade etti. Röportajda paylaştığı verilere göre, ilk gün kayıtları 1500’ü aşarken, sonraki kayıtlar ve kayıtsız katılımlarla birlikte 2000’in üzerinde katılımcıya ulaşıldı. Kurultayda 11 başlıkta toplantılar yapılırken, iki gün boyunca yüzlerce konuşmacı panel ve oturumlarda yer aldı.

Hedef: farkındalık, strateji altlığı ve “TBD standartlarında” sonuç raporu

Erzurumluoğlu, kurultayın temel amacını; bilişim ve teknoloji gündemindeki kritik konuları kamuoyunun bilgisine sunmak, farkındalık oluşturmak ve karar vericilere stratejik bir zemin hazırlamak olarak özetledi:
Bu fikirleri toparlayıp TBD standartlarında bir sonuç raporuyla hem kamuoyuna duyurmak hem de devletimizin strateji geliştirirken kullanabileceği bir alt rapor oluşturmak istiyoruz.”

“Ortak masa–ortak akıl”: 18 ülkeden katılım, 200’ün üzerinde akademik bildiri

Açılış konuşmalarında öne çıkan “ortak masa ve ortak akıl” vurgusunu hatırlatan Erzurumluoğlu, kurultayın katılımcı çeşitliliğine dikkat çekti. Kamu temsilcileri, özel sektör yöneticileri, akademisyenler ve öğrencilerin yanı sıra 18 farklı ülkeden katılımcıların geldiğini belirterek etkinliğin hem ulusal hem uluslararası nitelik kazandığını söyledi. Kurultayda ayrıca 200’ün üzerinde akademik bildiri sunulduğu bilgisini paylaştı.

Genç katılımı: “200 değil; bugün burada 400–500 gencimiz var”

Genç katılımı konusunda da bir düzeltme yapan Erzurumluoğlu, “200 genç” ifadesinin yalnızca TBD’nin genç yapılanması kapsamında şehir dışından destekle gelen grubu anlattığını belirtti:
Ankara’daki üniversitelerden yüzlerce arkadaşımız var; aslında 400–500 gençten bahsediyoruz. Gençlere daha fazla önem veriyoruz.”

“Bilişim artık her sektörün içinde”: spor, sağlık, çevre ve girişimcilik başlıkları öne çıktı

Panel başlıklarının neden geniş bir yelpazeye yayıldığını açıklayan Erzurumluoğlu, bilişimin geçmişte yalnızca “bilgi işlem birimleri” ekseninde görüldüğünü; bugün ise sektör bağımsız, yatay bir alana dönüştüğünü söyledi. Spor teknolojilerinden sağlık uygulamalarına, telekomünikasyondan girişimciliğe kadar pek çok alanda teknolojinin belirleyici hale geldiğini vurguladı. Çevre ve sürdürülebilirlik başlığına ilişkin olarak da, Türkiye’de yapılması beklenen büyük bir uluslararası çevre etkinliğine atıf yaparak, bu süreçlerde teknolojinin kritik rol üstlendiğini ifade etti.

Dijital dönüşüm: “Analogdan dijitale çevirmek değil; yaşam dönüşümü”

Dijital dönüşümün yalnızca sayısallaştırma olmadığını bir örnekle anlatan Erzurumluoğlu, telefon teknolojisi üzerinden şu değerlendirmeyi yaptı:
Dijitalleşme analog bir şeyi sayısallaştırmak değil; bir yaşam dönüşümü. Bugün çağrı merkezinde ses tonundan tanıyıp yönlendiren, duygu analizi yapan, otomatik randevu oluşturabilen yapılar var. İnsan hayatını daha rahat ve mutlu hale getiren dönüşümden bahsediyoruz.”

Kurultayın ana fikrinin “dijital dönüşüm sonrası” olduğunun altını çizen Erzurumluoğlu, sivil toplumun görevlerinden birinin de geleceğe dönük öngörüler üretmek ve ülkeyi yeni döneme hazırlamak olduğunu belirterek röportajı tamamladı.

About The Author